Yargıtay 3. Ceza Dairesi FETÖ/PDY Bozma Kararı 2025

¸

T. C.
Y A R G I T A Y

  1. C E Z A D A İ R E S İ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
    Y A R G I T A Y İ L Â M I

Esas No : 2023/2439
Karar No : 2024/20257
Tebliğname No : 3 – 2021/130216

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi
TARİHİ : 06.10.2021
SAYISI : 2021/66 E., 2021/1505 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 09.12.2020
SAYISI : 2019/343 E., 2020/289 K.
SANIK :
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme
SUÇ TARİHİ : 17.09.2014
HÜKÜM : TCK’nın 314/3 ve 220/7 nci maddeleri delaletiyle TCK’nın 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53 ve 63 üncü maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEMYİZ EDEN : Sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1 inci maddesi gereğince REDDİNE, 
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
 Örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna dair herhangi bir bağlantı tespit edilemeyen sanığın, aşamalardaki savunmalarının aksine örgüt liderinin talimatı doğrultusunda terör örgütüne yardım etmek kastı ile örgütle iltisaklı bankaya para yatırdığına ve bankacılık işlemleri yaptığına dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında, mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, 
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304 üncü maddesi uyarınca Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

      Başkan                              Üye                                  Üye                             Üye                  Üye

Dr. Mustafa Kurtaran Mustafa Karayıldız Doç. Dr. Ekrem Çetintürk Celal Albay Ali Rıza San

Kararına Uygundur. D.E.A.
Yazı İşl. Md.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi Fetö/PDY Bozma Kararı 2025

T. C.
Y A R G I T A Y

  1. C E Z A D A İ R E S İ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
    Y A R G I T A Y İ L Â M I

Esas No : 2022/14375
Karar No : 2024/14639
Tebliğname No : 3 – 2020/60959

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi
TARİHİ : 10.06.2020
SAYISI : 2019/893 E., 2020/628 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 18.03.2019
SAYISI : 2018/447 E., 2019/125 K.
SANIK :
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve
isteyerek yardım etme
SUÇ TARİHİ : 18.09.2014
HÜKÜM : TCK’nın 314/3 ve 220/7. maddeleri delaletiyle TCK’nın 314/2,
220/7, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53 ve 63 üncü
maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet
kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEMYİZ EDEN : Sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;

Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;

Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna dair herhangi bir bağlantı tespit edilemeyen sanığın, aşamalardaki savunmalarının aksine örgüt liderinin talimatı doğrultusunda terör örgütüne yardım etmek kastı ile örgütle iltisaklı bankaya para yatırdığına ve bankacılık işlemleri yaptığına dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında, mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304 üncü maddesi uyarınca Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

   Başkan                            Üye                          Üye                                Üye                          Üye

Dr. Mustafa Kurtaran Mehmet Öztunç Şerafettin Saka Muhammed Yavuz Faruk Şener

Eylemlerinin Sempati Düzeyinde Kalması Nedeni İle Beraat

Yargıtay

  1. Ceza Dairesi

Esas Yıl/No: 2022/11515

Karar Yıl/No: 2024/13036

Karar tarihi: 31-10-2024

YARGITAY KARARI

YARGITAY KARARI

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/112 E., 2020/295 K.

T.C. Yargıtay 3.CEZA DAİRESİ Esas:2022-11515 Karar:2024-13036 Karar Tarihi:31.10.2024
Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören, fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, örgütün sözde meşruiyet vitrini olarak kullanılan katlarla irtibatlı olduğu anlaşılan ve fakat örgütün nihai amacını bildiği yönünde hakkında yeterli delil bulunmayan, oluş, iddia, mahkeme kabulü, sanığın dosya kapsamına yansıyan eylemleri ve tanık beyanları nazara alındığında; suç tarihi itibariyle örgütsel bağını ortaya koyan herhangi bir kod adı kullandığı veya örgütsel iletişim ağına dahil olduğu saptanamayan, soruşturmanın en başından itibaren aksi kanıtlanamayan savunmalarında da görüleceği üzere sendika ve dernek üyelikleri, içeriği belli olmayan sohbet toplantılarına katılma ve … hesap hareketleri dışında hakkında delil bulunmayan sanığın bu haliyle dosya kapsamına yansıyan eylemleri hiyerarşik yapıya girip organik ilişki içinde olduğunu gösterir çeşitlilik, yoğunluluk ve süreklilik göstermediğinden, eylemlerinin sempati düzeyinde kaldığı anlaşılmakla, ayrıca sanığın banka hesap kayıtları incelendiğinde, aksi kanıtlanamayan savunmalarının aksine, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütsel amaçla ve örgüte yarar sağlamak saikiyle örgütle iltisaklı Bank Asyaya para yatırdığı ve katılım hesabı açtığına yönelik her türlü kuşkudan uzak mahkumiyetlerine yeterli ve kuvvetli delil elde edilemediğinden sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine hükmedilmesi,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.02.2020 tarihli ve 2020/112 Esas, 2020/295 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

31.10.2024 tarihinde karar verildi

Uyuşturucu Avukatı

Günümüzde uyuşturucuya ilişkin suçlar ceza davalarında en sık görülen suçlardandır. Uyuşturucu suçlarına ilişkin soruşturma ve kovuşturma aşamaları hukuki bilginin yanında uyuşturucu maddelere ilişkin teknik bilgi de gerektirir. 

Uyuşturucu Avukatı Nedir?

Avukatlık mesleğinde branşlaşma olmamakla beraber çoğu avukat belli başlı davalarla ilgilenerek uzmanlaşır. Uyuşturucu avukatı da uyuşturucu ve uyarıcı maddelerden kaynaklanan ceza davalarında uzmanlaşmış avukattır. 

Uyuşturucu Avukatı Ne İş Yapar?

Uyuşturucu avukatı, uyuşturucu ve uyarıcı maddelerden doğan ceza soruşturma ve davalarında müdafiliğini üstlendiği şüpheli veya sanığın savunmasını yapar ve tüm haklarını savunur. Soruşturma aşamasında müvekkili ile birlikte ifadede bulunma, sorguda yer alma, müvekkil tutuklu ise cezaevinde kendisi ile görüşme, duruşmalarda görev alma uyuşturucu avukatının yaptığı işler arasında yer alır.

Aydında Uyuşturucu Avukatı

Aydın ilinde mesleğini icra etmekle birlikte uyuşturucu konulu davalar da uzmanlaşmış avukatlara denir.

Uyuşturucu Suçları Nelerdir?

Türk Ceza Kanunu’nda uyuşturucu suçları; uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu ve uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma suçu olmak üzere iki farklı suç tipi düzenlenmiştir.

Türk Ceza Kanunu’nun 188. maddesinde uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu düzenlenmiştir. Türk Ceza Kanunu’nun 191. Maddesinde ise uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma suçu düzenlenmiştir.

Uyuşturucu madde ticareti suçunun kapsamı aşağıdaki şekildedir:

  • Uyuşturucu Madde İmal Etme,
  • Uyuşturucu Madde İthal Etme,
  • Uyuşturucu Madde İhraç Etme,
  • Uyuşturucu Madde Sevk veya Nakletme Suçu,
  • Uyuşturucu Madde Kabul Etme ve Bulundurma Suçu,
  • Uyuşturucu Madde Satma, Satışa Vesile Olma ve Satın Alma,
  • Uyuşturucu Madde Başkasına Verme, Sağlama Suçu
  • Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinde düzenlenmiş olan uyuşturucu madde kullanma suçu ise sadece uyuşturucu maddenin kullanılması, satın alınması, kabul edilmesi ya da bulundurması suç tipinin oluşmasını sağlamaktadır.

ByLock Bozma

3. CEZA DAİRESİ

Esas : 2022/1024

Karar : 2024/6560

Karar Tarihi :9.05.2024

Temyiz kanun yolu aşamasında dosya içerisine geldiği anlaşılan 64573 ID numaralı ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağının, 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak, diyeceklerinin sorulması ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararı ile Anayasa Mahkemesinin … başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi bakımından ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

ETKİN PİŞMANLIK FAZLA CEZA TAYİNİ BOZMA

3. CEZA DAİRESİ

Esas : 2022/2388

Karar : 2024/6530

Karar Tarihi :9.05.2024

a. Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanık hakkında; incelenen dosya kapsamı, deliller ve mahkeme kabulüne göre, soruşturma ve kovuşturma aşamasında örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla, örgütün yapısı, faaliyetleri ve diğer örgüt mensupları ile ilgili verdiği bilgilerin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere faydalılık derecesi gözetildiğinde, uygulanan kanun maddesinin amaç ve gerekçesi ile orantılılık ilkesi çerçevesinde belirlenen ceza üzerinden dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olarak üst hadden indirim yapılması gerekirken indirimin derecesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde fazlaca ceza tayin edilmesi,

Kesinleşmiş Hapis Cezaları Bozulur mu?

Kesinleşmiş hapis cezalarını bozan avukatlar, hakkında kesinleşmiş hapis cezası bulunan ve fakat kesinleşmiş mahkumiyet kararının bozulması adına avukat yardımına başvurmak isteyen kişilerce merak konusudur. Öncelikle, kesinleşmiş hapis cezasının bozulup bozulamayacağı hususunu izah etmek gerek. Sanık hakkında hükmedilen hapis cezası, temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay ilgili Ceza Dairesi’nin ceza kararını onaması halinde kesinleşir.

Kesinleşen hapis cezası, hükmün infazını gerektirir. Fakat, ceza kararı kesinleşmiş olsa dahi hapis cezasına itiraz mümkündür. Hemen belirtmek gerekir ki, hapis cezasına itiraz edilmesiyle birlikte, kesinleşmiş hapis cezasının mutlak surette bozulacağı anlaşılmamalıdır. İtirazın etkili ve güçlü bir hukuki zemin üzerine temellendirilmesi, itirazın müspet yönde sonuçlanma olasılığını artırır. Bu nedenle, ceza hukuku üzerine ihtisaslaşmış deneyimli bir ceza avukatından yardım almak en doğru yaklaşım olacaktır.

Kesinleşmiş Hapis Cezasının İnfazının Ertelenmesi Nedir?

Kesinleşmiş hapis cezasının infazının ertelenmesi ilgilinin gerek sosyal ve ekonomik gerekse özel yaşamını düzenlemesi amacıyla belirli bir süre kazanmasını temin eden infaz hukuku kurumudur. İlgili, söz konusu sürenin tamamlanmasını takiben cezasını infaz etmek üzere ceza infaz kurumuna girmek durumundadır. İnfazın ertelenmesi ise malullük, gebelik, hastalık yahut sair kişisel sebepler dolayısıyla talepte bulunulması halinde ilgili hakkında kesinleşmiş hapis cezasının ceza infaz kurumunda infazının ertelenmesidir.

Ceza Erteleme ile İnfaz Erteleme Arasındaki Fark

İnfaz erteleme ve ceza erteleme birbiriyle karıştırılan ve fakat birbirinden farklı iki ceza ve infaz hukuku kurumudur. Sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının cezaevi dışında denetimli bir şekilde infaz edilmesine ceza erteleme; hakkında kesinleşmiş hapis cezasının cezaevinde infaz edileceği tarihin ertelenmesine ise infaz erteleme denir. İnfazın ertelenmesi şartları, 5275 sayılı Ceza İnfaz Kanunu’nun 17. maddesinde düzenleme altına alınmıştır.

İnfazın Ertelenmesinin Mümkün Olmadığı Haller Nelerdir?

İnfazın ertelenmesinin mümkün olmadığı haller Ceza İnfaz Kanunu m.17/6’da düzenlenmiştir. Buna göre;

  • Terör suçları, örgüt faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkûm olanlar,
  • Mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilenler,
  • Disiplin veya tazyik hapsine mahkûm olanlar hakkında uygulanmaz.

BYLOCK BERAAT 2024

T.C.
AYDIN
3. AĞIR CEZA MAHKEMESİ
BERAAT
DOSYA NO :
KARAR NO :
C.SAVCILIĞI ESAS NO :

GEREKÇELİ KARAR
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
C. SAVCISI :
KATİP :

DAVACI : K.H.
SANIK :
MÜDAFİİ : Avukat Orçun Akbulut, Aydın Barosu
GÖZALTI : 29.6.2017 – 4.7.2017
TUTUKLULUK : Bulunmamaktadır.
ADLİ KONTROL : Mahkememizin 10.8.2017 tarihli kararı ile CMK 109/3-a maddesi uyarınca yurt dışına çıkmama adli kontrol tedbiri bulunmaktadır.

SUÇ, SUÇ TARİHİ ve YERİ : 5271 sayılı CMK 232/2-c maddesi gereğince verilen kararın niteliği dikkate alınarak yazılmamıştır.
KARAR TARİHİ : 31.5.2024

Sanık hakkında mahkememizce yapılan yargılama neticesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 11.7.2017 tarihli iddianamesi ile “Aydın Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü Insan Kaynakları Genel Müdürlüğünün 20.7.2016 tarih ve …E.7738239 sayılı yazısı ile ek 294 kişilik listede adı soyadı ve görev ünvanı yazılı şahıslar hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün sosyal medya üzerinde propagandasını yaptıkları, finansla destek sağladıkları, doğrudan ya da dolaylı yardımda bulunmak suretiyle işbirliği içerisinde oldukları iddiaları ile ilgili suç duyurusunda bulunulması üzerine C.Başsavcılığımızca soruşturmaya başlanıldığı, bu kapsamda yukarıda açık kimliği yazılı şüpheli xxxxxxxxx hakkında yapılan soruşturma neticesi tespitler yapıldığı;
Aydın KOM Şube Müdürlüğünce şüphelinin 505 xxxxxx numaralı cep telefonu hattında xxxxxxxx İMEİ numaralı telefon cihazında ilk tespit tarihi 16.8.2014 olacak şekilde Bylock kaydı bulunduğunun tespit edildiği,
Şüpheli xxxxxxxxx Aydın 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 2017/3916 D.İş. sayılı kararı gereğince gerekli arama, el koyma işlemleri yapılarak adresinde yakalanarak gözaltına alındığı,
Arama neticesinde ele geçirilen dijital materyallerin Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne gönderildiği, dijital materyaller üzerindeki incelemelerin devam ettiği, incelemelerin sonuçlanması halinde raporun mahkemeye bilahare gönderileceği,
Şüpheli alınan savunmasında “Suçlamayla ilgili Emniyette ayrıntılı olarak savunmada bulundum. FETÖ/PDY ile benim hiçbir ilgim yoktur. 20 yıla yakındır Milli Eğitim camiasında öğretmen olarak görev ifa ettim. Görevimi layıkıyla yapmaya çalıştım. Hatta bu hususta maaş ödüllendirmesi, takdir, teşekkür belgeleri, kademe ilerlemeleri aldım. Başarılı bir şekilde vazifemi yapıyordum. Eşim de benim gibi öğretmendir. 5xxxxxxxxx cep telefonu hattını 14-15 senedir eşim xxxxxxxxx kullanmaktadır. Bu hatta By lock tespit edildiğine şok oldum. Eşimin telefonundna ben By lock şeklinde bir uygulama görmedim. Xxxxxxxxx numaralı hattı ise ben 14-15 senedir kullanırım.
Benim çocuğum xxxxxxxx 2014 yılında Ortaklar Fen Lisesini kazanmıştı. Bu okulun uzak olması ve eğitiminden memnun olmamamız nedeniyle ikametimize en yakın iyi bir okula naklini aldırmak istedik. Araştırdığımızda Yesevi Lisesinin uygun olduğunu gördük. Bunun üzerine bir eğitiminin son 1 ayı ile bir sonraki senenin tamamında bu okulda okudu. Sonraki senede yeni açılan Bilgi Kolejine gönderdi. Bizim için önemli olan yakın mesafede olmasıdır.
Benim Bank Asya’da hesabım vardır. Faizsiz bankacılık yapması nedeniyle bu bankayı tercih etmiştim. Hatta öncesinde Kuveyt Türk adlı bankada da vardı. Bank Asya’da hesap açmamın nedeni Kuveyt Türk bankasının uzak olması, Ankara’da ikamet ettiğimiz dönemde evime Bank Asya’nın daha yakın olması idi. Bir sokak aşağıda şubesi vardı. Şu anda dahi katılım bankalarında hesabım vardır. Tasarruf amacıyla bu hesabı ileride çocuklarımın üniversite döneminde kullanmak üzere küçük birikimlerde bulunuyordum. Destekle hesap açmadım. Bilirkişi raporunun aleyhime olan kısımlarını kabul etmiyorum. Ben raporda belirtildiği şekilde ilave katılım hesabı açmadım. Ben elime geçtikçe bu hesabı ara ara para yatırıyordum. Talimatla para yatırmadım.
Suçlamaları kabul etmiyorum. By lock kullanıcısı değilim. Eşimin de FETÖ ile bir irtibatı bulunduğunu bilmiyorum. Ben 2015 yılına kadar herhangi bir sendika üyesi değildim. 2015 yılının Ocak ayında ise FETÖ ile irtibatlı olmayan Türk Eğitim sendikasına üye oldum.” dediği,
Şüphelinin Bank Asya hesap hareketleri üzerinde Bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesi düzenlenen bilirkişi raporunda “Şahsın hesap hareketleri incelendiğinde 17-25 Aralık 2013 öncesi ve sonrasında Bank Asya’da sadece katılım hesabı açtığı, 25 Aralık 2013 tarihinde açık kaynaklarda servis edilen FETÖ terör örgütü lideri Fethullah Gülen’in Bank Asya’ya para yatırın talimatıyla şahsın Bank Asya’da destek amaçlı ilave katılım hesabı açtığı, bu hesabı da Kasım – 2015’e kadar yenilediği tespit edilmiştir” şeklinde tespitte bulunulduğu,
Şüpheli xxxxxx alınan savunmasında, By Lock tespit edilen adına kayıtlı yukarıda belirtilen xxxxxx numaralı hattı diğer şüpheli eşi olan xxxxxxx kullandığını belirtmesi üzerine; xxxxxxx yakalanarak gözaltına alındığı,
Şüpheli alınan savunmasında “FETÖ/PDY üyesi değilim. Emniyet Müdürlüğünde ayrıntılı ifade verdim. FETÖ/PDY ile ilişkili herhangi bir dernek, vakıf üyeliğim yoktur. Şirtek ortaklığım da yoktur. Sohbetlerine iştirak etmedim. Yurtlarında, evlerinde kalmadım. Dershanelerine gitmedim. Bu örgüt ile hiçbir şekilde irtibatım yoktur. Bank Asya’da da hesabım yoktur.
2015 yılından beridir Türk Eğitim Sen isimli sendikaya üyeyim. Onun öncesinde herhangi bir sendika üyeliğim yoktur.
Eşim adına kayıtlı xxxxxxxx numaralı GSM hattını 2004-2005 yılından beridir kullanırım. Hatta By lock isimli programı indirmedim. Pişman olacak hiçbir şey yapmadım. Örgütle ilgili herkesin bildiği kadar genel bilgilere sahibim. Türkçe Olimpiyatlarına dahi gitmedim.
16/08/2014 tarihinde kullandığım İPHONE marka cep telefonumu da Emniyet almıştır. Bana söyledikleri İMEİ numarası ile uyuşmuyor. Telefonlar incelenirse By Lock kullanmadığım tespit edilebilecektir. Bugüne kadar kullandığım akıllı telefonların tamamını Emniyet aramada aldı. Hatta bir tane de tuşlu (işletim sistemi olmayan) telefon vardı. Ben kesinlikle kendimden eminim. Hiçbir yazışma ya da kayıt bu sistem çıkmayacaktır. Suçlamaları kabul etmiyorum.” dediği,
Şüphelinin Bank Asya hesap hareketleri üzerinde Bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesi düzenlenen bilirkişi raporunda “02/03/2001 tarihinde FETÖ terör örgütünün finans kurumu Bank Asya’da bankacılık işlemlerine başlayan şahsın hesap hareketleri incelendiğinde 17-25 Aralık öncesinde Bank Asya’da işlemlerine devam ettiği, katılım hesabı açtığı, kredi kartı kullandığı, FETÖ terör örgütüyle bağlantılı firmalara kredi kartıyla 17-25 Aralık öncesinde işlemler gerçekleştirerek yapının büyümesine mali anlamda destek olduğu, bu işlemler toplamının 68 TL olduğu tespit edilmiştir. Şahıs Ağustos – 2012’de Bank Asya ile çalışmasını noktalamıştır.” şeklinde tespitte bulunulduğu,
Aydın KOM Şube Müdürlüğünün 30/12/2016 tarih ve 2158801 sayılı yazıları ile şüphelilerin çocuğunun 2014-2016 yılları arasında Yesevi Anadolu Lisesinde kaydı bulunduğunun tespit edildiği,
Bu anlatımlarla şüpheli xxxxxx ve xxxxxxx; FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından, örgütün benimsemiş olduğu gizlilik esası dahilinde oluşturulan ve örgüt üyeleri tarafından örgüt içi gizli haberleşmede kullanılan BY-LOCK isimli programı kullandığı, çocuklarının FETÖ terör örgütü ile irtibatlı ilimizde bulunan Özel Yesevi Anadolu Lisesinde kaydının bulunduğu, şüpheli xxxxxxxxxxxx FETÖ terör örgütünün finans kurumu olan Bank Asya’da katılım hesabı açtığı, 25 Aralık 2013 tarihinde açık kaynaklarda servis edilen FETÖ terör örgütü lideri Fethullah Gülen’in Bank Asya’ya para yatırın talimatıyla şahsın Bank Asya’da destek amaçlı ilave katılım hesabı açtığı, bu hesabı da Kasım – 2015’e kadar yenilediği, şüpheli xxxxxxxxx Bank Asya’da hesabının bulunduğu,şüphelilerin yapılanma içerisinde yer alarak örgütün eylem ve faaliyetlerine katıldıkları, silahlı terör örgütünün üyesi oldukları,
ByLock kaydı ile ilgili uygulamayı kaç kez kullandıkları, kaç kez sesli görüşme yaptıkları, elektronik posta, yazılı mesaj sayısı ve içeriklerine ilişkin bilgilerin tespiti çalışmalarının devam ettiği, bilahare içeriğinin Aydın KOM şube Müdürlüğünce gönderileceği, böylece şüphelilerin üzerlerine atılı suçu yukarıda izah edildiği üzere işledikleri” iddia olunarak TCK 314/2 ve TMK 5/1 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmış,
Yargılama esnasında xxxxxxxxx hakkındaki dosyanın tefrik edildiği ve 2017/603 esas sayılı sıraya kaydedildiği görülmüştür.
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA: Her ne kadar sanık hakkında “silahlı terör örgütüne üye olma” suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açılmış ise de yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından sanığın atılı suçu işlediğine dair, savunmasının aksine, her türlü şüpheden uzak, kesin, somut, inandırıcı delil elde edilemediği anlaşıldığından sanığın müsnet suçtan CMK 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi kamu adına mütalaa olunur, demiştir.
SANIK SAVUNMASINDA: Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Ben Fetö/PDY terör örgütü üyesi değilim. Yazılı savunmamı hazırladım. Yazılı savunmamı okuyacağım, zapta geçmesine gerek yoktur, (11. celse) Bank Asya’da 2010 tarihi öncesinde hesap açtırdım diye hatırlıyorum, bu hesabımı Ankara Yenimahalle İlçesindeki evime Bank Asya’nın bu ilçedeki şubesi yakın olması nedeniyle yatırımlarımı değerlendirmek amaçlı olarak açmıştım, Aydın’a 2014 yılında tayin oldum, Aydın’daki Bank Asya şubesinden paramı çekmek istediğimde bana önce Yenimahalle’deki hesabımı kapattırmam sonrasında ise burada hesap açtırmam gerektiği belirtilmişti, o nedenle Aydın Bank Asya şubesinde hesap açtırdım, ek derslerim nedeniyle aldığım ücreti yatırım amaçlı değerlendiriyordum, bu nedenle tasarruflarımı bu şekilde değerlendirdim, Bank Asya bilirkişi raporunun inceleyeceğim gerekirse ayrıntılı beyanda bulunurum, kimsenin talimatı üzerine hesap açtırmadım, demiştir.
Sanık müdafi Av. Ece Nur Ercedoğan: Mütalaayı kabul ediyoruz, önceki savunmalarımızı tekrar ederiz, müvekkilin üzerine atılı suç unsurları itibarıyla oluşmamıştır, öncelikle beraatine karar verilmesini, aksi halde lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ederiz, demiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin 2016/7162 E., 2017/4786 K. sayılı ilâmında ve istikrar kazanan bir çok kararında açıklandığı üzere fethullahçı terör örgütü/paralel devlet yapılanması kısaca FETÖ/PDY, gizlilik temeline dayalı, örgüt bütünlüğü içinde sıkı bir disiplin ve hiyerarşi barındıran silahlı bir terör örgütüdür.
Silahlı terör örgütü üyesi, örgütün amaçlarını benimsemiş olup, örgüt bütünlüğü içerisinde ve hiyerarşik yapıya dahil olarak örgüt tarafından verilen görevleri her zaman için yerine getirmeye hazır vaziyette bekleyen, kendi iradesiyle hareket etmeyip örgüt iradesini benimsemiş ve bunu kendi iradesinin önününe geçirmiş olan kişidir. Örgüt üyesi ile örgüt arasında organik bir bağın bulunması ve üyenin faaliyetlere katılması gerekmektedir.Örgüte sadece sempati ile bakılması örgüt üyeliği için yeterli olmayacaktır. Faaliyetler değişik şekillerde ve görünümlerde olabilecektir. Örgüt üyesi her zaman için kendisini emir ve talimat almaya hazır hisseden, sorgulamadan hareket eden kişidir. Bilindiği üzere silahlı terör örgütüne üyelik suçunun oluşabilmesi bakımından üyeyle örgüt arasında organik bir bağın bulunması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden eylem ve faaliyetlerin bulunması gerekmekle birlikte bazı durumlarda olayın niteliği, işleniş şekli, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, eylemin gerçekleştiği yer, zaman ve şartlar ile sanığın dış dünyaya yansıyan davranışları dikkate alındığında kural olarak belirtilen süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özellikleri olmasa dahi sadece örgüt üyeleri tarafından işlenebilecek olan suçu işleyen sanıkların bu nedenle tek bir fiille dahi olsa örgüt üyesi kabul edilmesi mümkün olabilecektir.
Bu açıklamalar doğrultusunda;
Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile olan ilişkileri ve bu bağlamda hukuki durumunun tespiti:
Sanık hakkında, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan cezalandırılması istemi ile Mahkememize kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmasında suçlamaları kabul etmemiş, silahlı terör örgütü üyesi olmadığını ve ByLock kullanmadığını beyanla beraatini talep etmiştir.

Sanık yönünden yapılan yargılama, toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın kullandığı belirtilenxxxxxxxx numaralı GSM hattı üzerinden FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yapılanma içerisinde kripto haberleşmeyi sağlamak üzere kullandıkları Bylock kullandığı iddiası ile hakkında kamu davası açıldığı, bu kapsamda olmak üzere ilgili soruşturmacı birimden yargılama süreci boyunca Bylock çözüm içeriklerine ilişkin tespit ve değerlendirme tutanağının mahkememizce yazılan müzekkereler ile talep edildiği, soruşturmacı birimden verilen cevabi yazılardan sanıkla ilgili olarak Bylock ID eşleştirmesinin yapılamadığı, bu hususa ilişkin çalışmaların devam ettiğinin 2.5.2024 tarihli, 27.2.2024 tarihli, 5.10.2023 tarihli, 5.4.2023 tarihli, 8.11.2022 tarihli, 5.5.2022 tarihli, 19.10.2021 tarihli, 19.1.2021 tarihli, 13.11.2020 tarihli, 23.3.2020 tarihli ve öncesinde gönderilen çok sayıda cevabi yazıyla Mahkememize bildirildiği,
UYAP Örgütlü Suçlar Bilgi Bankası üzerinden sanık hakkında isminin ve soyisminin anahtar kavram olarak kullanılması suretiyle yapılan araştırmada dosya kapsamı dışında başkaca bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığının görüldüğü, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne müzahir herhangi bir sendika, dernek ve vakıf üyeliğinin bulunmadığı, ayrıca sanığın örgütün finans kuruluşu olan Asya Katılım Bankası nezdinde herhangi vadeli ve vadesiz hesapları bulunmakla birlikte işbu banka hesapları üzerinde gerçekleştirilen bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen 20.4.2021 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği şekliyle, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün sözde liderinin Asya Katılım Bankası’nın mali olarak ihya edilmesine ilişkin örgüt mensup ve sempatizanlarına dönük olarak yaptığı ve açık kaynaklara yansıyan talimatı öncesinde (2014 yılının Ocak ayından evvelki devrede) ilk olarak 11.3.2013 tarihinde ilgili finans kuruluşu bünyesinde mevduat hesabı açtırdığı, bu tarihten sonra 2013 yılının Aralık ayı da dahil olmak üzere hesaptaki mevduat bakiyesinin düzenli biçimde artış gösterdiği, yine 11.3.2013 tarihinde yine ilk defa 2.000 TL bedelli vadeli/katılım hesabı açtırdığı, sonrasında 9.10.2013 tarihinde söz konusu vadeli/katılım hesabının yenilendiği, örgütün sözde liderinin Asya Katılım Bankasının finansal olarak ihyasını hedefleyen talimatının denk geldiği 2014 yılının Ocak ayı sonrasında ise sanığın önce 18.3.2014 tarihinde, ardından 26.11.2014 tarihinde vadeli/katılım hesabı açtırdığı, 26.11.2014 tarihinde açtırılan vadeli/katılım hesabının 18.3.2014 tarihinde açtırılan hesabının yenilenmesi niteliğinde olduğu, söz konusu vadeli/katılım hesabının 9.11.2015 tarihine kadar sanık tarafından açık tutulduğu, dolayısıyla sanığın örgütün sözde liderinin 2015 yılının Mayıs ayına denk gelen ve ilgili finans kuruluşuna atanan kayyımın zor durumda bulunmasına odaklı olarak örgüt mensup ve sempatizanlarına yaptığı çağrıya uygun olarak hareket ettiğinin bu manada belirtilmesinin mümkün olmadığı, ayrıca sanığın Asya Katılım Bankası’nın finansal manada ihyasını hedefleyen talimat öncesinde de söz konusu banka bünyesinde bankacılık işlemlerinin bulunması sebebiyle sanığın mali varlıkları üzerindeki tasarruflarının olağan niteliğinin ağır bastığı sonucuna ulaşıldığı, Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin 7.6.2023 tarih, 2023/6994 Esas ve 2023/3972 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere “FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı Asya Katılım Bankası A.Ş.’de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmesi” gerektiği anlaşıldığından, Asya Katılım Bankası nezdinde hesabı bulunan sanığın ilgili banka bünyesinde gerçekleştirdiği bankacılık işlemlerinin Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin yukarıda yer verilen ilamı da dikkate alındığında aleyhine değerlendirilemeyeceği, son olarak sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle irtibatlı yahut iltisaklı olduğunu gösterir süreli yayın aboneliğinin olmadığı, sanığın yargılanmasına esas tek olgunun xxxxxxxxxx numaralı GSM hattı üzerinden Bylock kullandığına ilişkin soruşturmacı birimce yapılan tespit olduğu,
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi’nin 2018/358 esas, 2022/799 karar sayılı ilamı ile 2019/574 esas, 2022/1142 karar sayılı ilamında; Bylock isimli programın münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütleri mensuplarınca kullanılan kriptolu iletişim ağı olduğu, Bylock kullanıcısı olan kişilerin yapıyla organik bağlarının bulunduğu ve bu şahısların hiyerarşik yapıya dahil olmak suretiyle ismi geçen programı kullandıklarının yargı kararlarıyla sabit olduğu, dava zaman aşımı süresi doluncaya kadar Bylock yazışma içeriklerinin tespitinin uzun süre geçmesi nedeniyle beklenilmesinin mümkün görülmediği, soruşturmanın başladığı tarihten hüküm verilinceye kadar geçen süre içerisinde Cumhuriyet Başsavcılığı ve ilgili birimler tarafından bu tespit yapılamadığı gibi, tespitin ne zaman yapılacağı konusunda da bir değerlendirme yapılamadığı hususları göz önüne alınarak, yetersiz Bylock sorgu tutanağı çerçevesinde her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı şekilde (sanığın) FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu olduğunun ortaya konulamadığı, bu gerekçelerle ilgili kararlara konu sanıklar yönünden beraat hükmü tesis edildiği,
12.5.2024 tarihli bilirkişi raporu ile soruşturmacı birimden gelen ID eşleştirmesinin yapılamadığına ilişkin cevabi yazılar ve 8.1.2018 tarihli kolluk tutanağında xxxxxxx numaralı GSM hattının iletişim bilgisi olarak sanığın eşi xxxxxxxz tarafından bildirildiğine ilişkin tespit de dikkate alındığında, sanığın Bylock kullanıcısı olduğuna dair tespit ve değerlendirme tutanağının elde edilememesi, sanığın kullandığı xxxxxxxxx numaralı GSM hattına ait teknik kayıtlarda herhangi bir CGNAT verisinin bulunmadığının aldırılan bilirkişi raporunda tespit edilmesi ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi’nin 2018/358 Esas, 2022/799 Karar sayılı ilamı ile 2019/574 Esas, 2022/1142 Karar sayılı ilamının gerekçe kısmında vurgulanan hususlar birlikte nazara alındığında, tüm dosya kapsamında şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile olan ilişkisi bakımından Yargıtayca kabul edilen kriterleri de taşımadığı gözetilerek üzerine atılı suçtan beraatine dair aşağıdaki gibi hüküm tesis etmek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda Gerekçesi İzah Edildiği Üzere,
Sanığın üzerine atılı Silahlı Terör Örgütü Üyeliği suçundan CMK’nin 223/2-e maddesi uyarınca BERAATİNE,
Sanık hakkında mahkememizin 10.8.2017 tarihli CMK’nın 109/3-a maddesi uyarınca yurt dışı çıkış yasağı adli kontrol tedbirinin karar kesinleşinceye kadar devamına,
Adli kontrol halinin devamı kararına karşı; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 111/2 maddesi uyarınca 7 gün içinde mahkememize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesine itiraz yolu açık olduğunun ihtarına, (ihtar edildi)
Sanığın gözaltında kaldığı suçtan dolayı beraat etmesi nedeniyle, CMK’nın 141/1-e, 141/2, 142/1-2, 231/3 ve 232/6. Maddeleri uyarınca Maliye Hazinesine karşı kararın kesinleştiğinin kendilerine tebliğinden itibaren 3 ay ve herhalde hükmün kesinleşme tarihini izleyen 1 yıl içinde oturduğu yer Ağır Ceza Mahkemesinde ve o yer Ağır Ceza Mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise aynı yerde başka Ağır Ceza Dairesi yoksa en yakın Ağır Ceza Mahkemesinde tazminat davası açma hakkı bulunduğunun kendisine AÇIKLANMASINA, (ihtarat yapıldı)
Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Memurluğunun 2020/2846, 2020/3461 ve 2021/1559 sıralarında kayıtlı adli emanetlerin asıllarının karar kesinleştiğinde sahibine iadesine, imajlarının dosyada delil olarak saklanmasına,

Sanığa 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafii bulunduğundan ve sanık hakkında beraat kararı verildiğinden CMK’nin 324/1 ve 327/2. maddeleri ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesi ve Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 4, 14/4 ve 21 maddeleri gereğince, Aydın İdari İşler Müdürlüğü tarafından sanık müdafine kovuşturma için Hazineden ödenen 800 TL mahsup edilmek suretiyle 29.000 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine,
CMK’nin 324/4. maddesi gereğince, yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,
Dair, sanığın ve sanık müdafinin yüzüne karşı, Cumhuriyet Savcısının katılımıyla, mütalaaya uygun olarak verilen karara karşı duruşmada hazır bulunanlar yönünden tefhim tarihinden, yoklukta karar verilenler bakımından ise CMK’nın 267 ve devamı maddelerine göre 7 gün içinde mahkememize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar okunup usulen anlatıldı. 31/05/2024

HAKARET SAYILMAYAN SÖZLER

Sosyal medyanın hayatımıza girmesi ile bilgi ve belgelere çok hızlı şekilde ulaşım ve bunun doğrultusunda kişilerin kendi görüşlerini aktarma isteği özellikle hakaret suçlarında tarifsiz bir artışa neden olmuştur.

Özellikle hakaret içerdiği düşünülen cümlenin hukuki vasıflandırması yapılırken yapılan düşülen hatadan dolayı adliye koridorlarında yıllarca sonuçsuz bekleyişler ve gereksiz iş fazlalığı yaratmaktadır.

Allahsızsın, acımasızsın veVicdansızsın”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, kaba hitap tarzı ile beddua niteliğinde olduğu…Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2017/36393 Esas, 2021/6049 Karar
“Aç gözlü”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, kaba hitap tarzı niteliğinde olduğu…Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2014/5950 Esas, 2015/985 Karar
“Adaletiniz batsın”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, kaba ve nezaket dışı hitap niteliğinde olduğu…Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2016/18334 Esas, 2019/2001 Karar
“Adam değilsin”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, kaba ve nezaket dışı söz niteliğinde olduğu…Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2020/19688 Esas, 2021/15090 Karar
“Ahlaksız”Kaba söz ve ağır eleştiri niteliğindeki söz…Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2016/18976 Esas, 2017/1204 Karar
“Akçeli işler”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmaması nedeni ile…Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2020/9451 Esas, 2020/15038 Karar
“Akıllı ol”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, kaba bir davranış…Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2013/218850 Esas, 2014/22342 Karar
“Aldığınız para kefen parası olsun”Ağır eleştiri ve beddua niteliğinde olduğu…Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2012/27357 Esas, 2014/3588 Karar
“Allah belanı versin”Beddua niteliğinde, nezaket dışı, kaba ve rahatsız edici bir söz niteliğinde olduğu…Yargıtay Ceza Genel Kurulu2014/2-328 Esas, 2014/386 Karar
“Ar damarınız çatlamış”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp nezaket sınırlarını aşan ağır eleştiri…Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2013/8862Esas, 2014/32293 Karar
“Arsız”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, kaba ve nezaket dışı hitap niteliğinde olduğu…Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2019/10979 Esas, 2020/5582 Karar
“Bacaksız”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, kaba ve nezaket dışı hitap niteliğinde olduğu…Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2018/3727 Esas, 2021/12060 Karar
“Başkan bozuntusu”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp…Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2018/5271 Esas, 2019/6594 Karar
“Baykuş”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, rahatsız edici nitelikte olduğu…Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/88371 Esas, 2015/12978 Karar
“Belediyeciliğin yüz karası”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğine olduğu…Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2016/4046 Esas, 2018/2513 Karar
“Benim vergimle maaş alıyorsun”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, rahatsız edici nitelikte olduğu…Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2020/15020 Esas, 2022/13058 Karar
“Bunak”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, kaba söz ve hitap niteliğinde olduğu…Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/26707 Esas, 2016/6303 Karar
“Cahil”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, kaba ve nezaket dışı davranış, ağır eleştiri niteliğinde olduğu…Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2013/3009 Esas, 2014/11868 Karar
“Cimri”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, kaba söz ve hitap niteliğinde olduğu…Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/26707 Esas, 2016/6303 Karar
“Çeneni Kapat”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, kaba söz ve hitap niteliğinde olduğu…Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/22630 Esas, 2016/6220 Karar
“Çingene”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp,Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2012/30384 Esas, 2014/574 Karar
“Dalkavuk”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, kaba ve nezaket dışı davranış, ağır eleştiri niteliğinde olduğu…Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/25598 Esas, 2016/643 Karar
“Dangalak”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, kaba hitap tarzı ile beddua niteliğinde olduğu…Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2013/17252 Esas, 2014/232888 Karar
“Dedikoducu”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, ağır eleştiri niteliğinde olduğu…Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2012/103088 Esas,  2013/21672 Karar
“Defol”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp suç unsurlarının oluşmadığı…Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/15301 Esas, 2016/7817 Karar
“Dengesiz”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, kaba ve nezaket dışı hitap niteliğinde olduğu…Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2018/231 Esas, 2019/2197 Karar
“Edepsiz”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, kaba ve nezaket dışı hitap niteliğinde olduğu…Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2019/9147 Esas, 2020/4690 Karar
“Faşist”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap niteliğinde olduğu…Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/41447 Esas, 2017/11407 Karar
“Gavur”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, kaba söz ve ağır eleştiri mahiyetinde olması karşısında…Yargıtay Ceza Genel Kurulu2017/18-783 Esas 2019/215 Karar
“Gevşek”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap niteliğinde olduğu…Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/2033 Esas, 2021/12635 Karar
“Hadsiz”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, ağır eleştiri niteliğinde olduğu…Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2016/4612 Esas, 2018/2229 Karar
“Hanzo”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp,Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2016/13348 Esas, 2018/14285 Karar
“Hastasın”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp,Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/11130 Esas, 2021/22446 Karar
“Huysuz”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, rahatsız edici boyutta olmayıp…Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2020/12135Esas, 2021/3003 Karar
“İki kuruşluk adamsın”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap niteliğinde olduğu…Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2020/17310 Esas, 2021/21464 Karar
“İki yüzlü”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap niteliğinde olduğu…Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/40207 Esas, 2017/12908 Karar
“İspatlamasan namertsin”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, eleştiri niteliğinde olması…Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/34852Esas, 2017/12263 Karar
“İspiyoncu”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, kaba ve nezaket dışı hitap niteliğinde olduğu…Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/43709Esas, 2018/396 Karar
“Kafayı yemiş”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, kaba söz niteliğinde olduğu…Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2013/21857 Esas, 2014/22342 Karar
“Kafir”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, kaba söz, ağır eleştiri niteliğinde olduğu…Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/31679Esas, 2016/11904 Karar
“ Kan emici”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, kaba hitap niteliğinde olduğuYargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/11436Esas, 2015/13267 Karar
“Karaktersiz”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, kaba hitap niteliğinde olduğuYargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/42880Esas, 2017/11006 Karar
“Karı gibi kıvırtma”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, kaba ve nezaket dışı hitap niteliğinde olduğu…Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2020/108802 Esas, 2021/7262 Karar
“Kaypak”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı ağır eleştiri niteliğinde olduğu…Yargıtay CGK 2015/4-89 Esas2018/140 Karar
“Kel”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap niteliğinde olduğu…Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/28286Esas, 2016/10631 Karar
“Koca g.tlü”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, nezaket dışı ve kaba söz niteliğinde…Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2019/3553 Esas, 2021/25191 Karar
“Korkak”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap niteliğinde olduğu…Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/4475Esas, 2015/13021 Karar
“Lan”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, kaba ve nezaket dışı hitap niteliğinde olduğu…Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/3864 Esas, 2021/20597 Karar
“Lavuk”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, rahatsız edici kaba ve nezaket dışı hitap niteliğinde olduğu…Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2020/12565 Esas, 2021/2675 Karar
                                “Mal”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı ağır eleştiri niteliğinde olduğu…Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2020/12565 Esas, 2021/2675 Karar
“Müfteri”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı ağır eleştiri niteliğinde olduğu…Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2013/21332 Esas, 2015/1591 Karar
“Nah”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, ağır eleştiri niteliğinde olduğu…Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2012/34582 Esas, 2014/1371 Karar
“Namert”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, rahatsız edici kaba ve nezaket dışı hitap niteliğinde olduğu…Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2019/11760Esas, 2020/5251 Karar
“Nankör”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, rahatsız edici kaba ve nezaket dışı hitap niteliğinde olduğu…Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2016/14620Esas, 2018/14242 Karar
“Özürlü”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp…Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/38872Esas, 2017/10903 Karar
“Palyaço”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, nezaket dışı kaba söz niteliğinde olduğu…Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2020/10599Esas, 2020/188958 Karar
“Partizan”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp…Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2013/1946 Esas, 2014/7590 Karar
“Pinti”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, kaba söz ve hitap niteliğinde olduğu…Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/38872Esas, 2017/10903 Karar
“Pis herif”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, kaba söz ve hitap niteliğinde olduğu…Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/38872Esas, 2017/10903 Karar
“Psikolojin Bozuk”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, rahatsız edici kaba ve nezaket dışı hitap niteliğinde olduğu…Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2018/231Esas, 2019/2197 Karar
“Rezil”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmaması…Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2017/1901 Esas, 2020/17650 Karar
“Sahtekâr”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp eleştiri olması…Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2016/15737Esas, 2018/15361 Karar
“Saygısız”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, kaba söz ve hitap niteliğinde olduğu…Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/8123Esas, 2016/1824 Karar
“Serseri”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp kaba söz niteliğinde olması…Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2017/7437Esas, 2018/3053 Karar
“Sevimsiz”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, kaba söz ve hitap niteliğinde olduğu…Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2016/698Esas, 2018/1331 Karar
“Sinsi”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, kaba söz ve ağır eleştiri niteliğinde olduğu…Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/29330Esas, 2017/5609 Karar
“Soğan kafalı”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, kaba söz ve hitap niteliğinde olduğu…Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2018/1024Esas, 2020/1766 Karar
“Suratsız”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, kaba söz ve hitap niteliğinde olduğu…Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2016/17160Esas, 2018/16410 Karar
“Sübyan”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmaması nedeni ile…Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/9435Esas, 2015/1273 Karar
“Şebek”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmaması nedeni ile…Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2020/12237 Esas, 2021/12464 Karar
“Şerefsizlik yapma”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmaması nedeni ile…Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2020/91362Esas, 2020/7821 Karar
“Şişko”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, nezaket dışı, kaba söz niteliğinde olduğu…Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2020/13401Esas, 2021/7667 Karar
“Şizofren”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, ağır eleştiri niteliğinde olduğu…Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/11055Esas, 2015/10949 Karar
“Terbiyesizlik yapma”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, kaba söz ve hitap niteliğinde olduğu…Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/26626Esas, 2016/5208 Karar
“Ukala”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmaması nedeni ile…Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/41993Esas, 2017/10919 Karar
“Utanmaz adam”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, ağır eleştiri, kaba söz niteliğinde olduğu…Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/37796Esas, 2017/9109 Karar
“Uyuz”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, nezaket dışı, kaba söz niteliğinde olduğu…Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/42640Esas, 2017/11414 Karar
“Yalaka”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmaması nedeni ile…Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/255988Esas,2016/6843Karar
“Yüz karası”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, kaba hitap tarzı, nezaketsiz söz niteliğinde olduğu…Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2016/14620Esas, 2018/14242 Karar
“Zübük”Kişinin onur şeref ve saygınlığını rencide edecek boyutta olmayıp, eleştiri niteliğinde olduğu…Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/1Esas, 2018/14242 Karar
https://www.aydinkulis.com/hakaret-sayilmayan-sozler

Yanıltıcı bilgiyi alenen yayma

Sosyal medya yasası olarak da bilinen teklifteki ifadeyle ‘sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığıyla ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kişi’ bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılabilecek.

Sosyal medya yasasında TCK’ya eklenen yeni madde ile ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçu tanımlandı. Buna göre “Sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse” 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası alacak. Suçun faili, gerçek kimliğini gizlemek suretiyle veya bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlerse verilen ceza yarı oranında artırılacak.

Her paylaşım suç sayılabilir

Yeni yasayla birlikte sosyal medyadaki paylaşımlar çok ciddi kıskaca alınabilecek. Öyle ki erişime engelli bir haberi sosyal medya hesabından paylaşmak, anlık gelişen bir olaya ilişkin son durumu aktarmak veya yorum yapmak, bunları paylaşan hesaplardan re-tweet etmek de suç olarak değerlendirilebilecek. 

Orman yangınları sürecinde #HelpTurkey adıyla açılan hastagler(#) de halkta paniğe yol açacağı düşüncesiyle suç konusu sayılabilecek. Üstelik hukukçulara göre, bu taglerin toplu olarak paylaşılması nedeniyle örgütlü suç da sayılabilecek. 

Anonim hesaplar üzerinden paylaşımlara ilişkin de gelişmeler yaşanacak. Türk Ceza Kanunu’nda ‘çocukların cinsel istismarı’, ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma’, ‘anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar’, ‘devlet sırlarına karşı suçlar’ ve ‘casusluk’ olarak tanımlanan suçlara ilişkin paylaşımları yapanların bilgileri adli makamlara verilebilecek. Bu yalnızca anonim hesaplar değil, açık kimlikli hesaplar için de geçerli olacak. 

Anonim hesaplardan paylaşımlara uygulanacak hapis cezaları, açık kimlikli hesap sahiplerine göre daha fazla olacak. 

Whatsapp ile ulaşın bize
Whatsapp'a gönder
<p>Bu Sayfadaki İçeriği KOPYALAYAMAZSNIZ !!!</p>